Advertisement

6 Ekim 2016 Perşembe

Yazar- Kütüphaneci Acaroğlu 101 Yaşında Vefat Etti

 
TANINMIŞ yazar, kütüphaneci, dokümantalist Mehmet Türkler Acaroğlu, 101 yaşında vefat etti.

İstanbul Avcılar'daki Ambarlı Mahallesi'nde yaşamını sürdüren Acaroğlu, bu sabaha karşı kurtarılamadı. Bulgaristan Türkleri ve Balkan Kültürü alanında yaptığı çalışmaları ile tanınan Mehmet Türkler Acaroğlu için bugün Hacı Osman Ağa Camii'nde tören düzenlendi. Törene Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı da çiçek gönderdi. Belediye Başkanı Handan Toprak Benli, ulu çınar olarak nitelendirdiği Acaroğlu'nu tanımayı ve onun Avcılar'da yaşamasını şans olarak nitelendirirken yakınlarına ve onu tanıyanlara başsağlığı diledi. Damadı Ziya Cambazoğlu da yaptığı konuşmada yaşamının son anına kadar dinç ve sağlıklı bir dimaga sahip olan Mehmet Türkler Acaroğlu'nun yaşamına ilişkin bilgiler verirken, binlerce kitabını üniversitelere bağışladığını söyledi..

1915 Razgrad'ta dünyaya gelen, 1946 yılından başlayarak Milli Kütüphane Hazırlık Bürosu'nda gönüllü olarak çalışan Türk Kütüphaneciler Derneği kurucu ismi olan Mehmet Türkler Acaroğlu, yurt dışında gördüğü eğitim ardından 1952'de İstanbul'da bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Basma Yazı ve Resimler Derleme Müdürlüğü'ne atandı. 1953 yılı başında Milli Kütüphane'de UNESCO tarafından Bibliyografya Enstitüsü'nü kurmakla gönderilen M. Rauc'un yanında çevirmen ve yardımcı olarak geçici görevle Ankara'ya alındı. Derleme Müdürlüğü tarafından hazırlanan Türkiye Bibliyografyası'nın 1953 yılı sayısını tek başına tamamladı. 1957'de Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nü bitirerek Yüksek İdarecilik Diplomasını aldı. 22 yıl Basma Yazı ve Resimleri Derleme Müdürlüğü'nde görev yaptıktan sonra kendi isteği ile 1974 yılında emekli oldu.

Fransızca, Bulgarca ve Rusça bilen, Macarca ve Latince'den de anlayan Evli ve 2 çocuk babası Acaroğlu aralarında telif ve çeviri olmak üzere sayısı 88 kitap ve ayrı araştırmaları bulunuyordu. Mehmet Türkler Acaroğlu'nun cenazesi Yenikapı'daki Tozlu Mezarlığı'nda toprağa verildi.

19 Eylül 2016 Pazartesi

Köylüler Hasadı "Cemal Geldi" Eğlencesiyle Karşılıyor

 
Bulgaristan'dan 1893'te Bilecik'in Pazaryeri ilçesine göç edenlerin kurduğu Arapdede köyünde, gençlerin kadın giysisi giyip bahşiş toplamasına dayanan "Cemal Geldi" adlı hasat eğlencesi geleneği sürüyor.

Köyde her yıl hasat döneminde bir gece düzenlenen eğlence sırasında toplanan bahşişlerle mevlit okutulup, köylülere pilav ve ayran ikram ediliyor.

AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, Bulgaristan'ın Cumali kasabasından Pazaryeri'ne göçen ve Arapdede köyünde yaşayan vatandaşlar, atalarından kalma gelenek ve göreneklerini sürdürüyor. Köyde yüzyılı aşkın süredir uygulanan gelenek, hasat sezonu eğlencelerine ayrı bir renk katıyor.

Köyde her yıl hasat döneminde bir gece düzenlenen "Cemal Geldi" eğlencesi öncesi iki genç, kadın giysileri giyiyor. Diğer gençler, uzun sopalara taktıkları zillerle bu gençleri köy içinde kovalıyor. 


Kovalamaca sırasında evlere giden gençler, maniler söyleyip "Cemalci geldi, duydunuz mu, selam verdi aldınız mı" diyerek evdeki kişi sayısına göre bahşiş topluyor. 


Sabaha kadar süren kovalamaca sonunda toplanan bahşişlerle mevlit okutulup, köylülere pilav ve ayran ikram ediliyor. Bu sırada hasadın bereketi için dualar yapılıyor.

Gece eğlencesi ve mevlidimize katılım yoğun oluyor

Eğlenceye Bursa'dan katılan Bülent Fil, AA muhabirine yaptığı açıklamada, atalarınınBulgaristan'dan göç ettiğini ve hasat eğlencesinde önceki yıllarda her evden buğday veyamısır toplanıp bunlarla satın alınan üzümün köy meydanda ikram edildiğini hatırlattı. 


Geleneğin zamanla değişime uğrayarak para toplamaya dönüştüğünü anlatan Fil, şöyle konuştu: 


"Gelenek ve göreneklerimiz yüzlerce yıllık bir geçmişe sahip. Atalarımızdan kalma gelenekleri yaşatıp unutulmamasını sağlamaya çalışıyoruz. Gece eğlencesi ve mevlidimize katılım yoğun oluyor. Köyümüzden göç edenleri de davet ediyoruz. Eğlence sayesinde gençlerimiz arasındaki birlik ve beraberlik pekişiyor, yaşlılar ziyaret ediliyor. İnsanlarımız bu birliktelikten mutlu oluyor. Bu geleneğin kaybolmamasını istiyoruz."

29 Ağustos 2016 Pazartesi

Moskova Müftüsü: Rusya’da burkini yasağı mümkün değil çünkü…

 
Moskova Müftüsü Albir Krganov, Rusya’daki Müslümanların halk plajlarına gitmediği için Fransa’daki gibi burkini yasağının mümkün olmadığını söyledi. Fransa’daki bazı belediyeler tarafından getirilen burkini yasağının Rusya’da da uygulanıp uygulanmayacağı yönündeki soruya Moskova Müftüsü Krganov yanıt verdi. Sputnik’e yaptığı açıklamada “Kesinlikle böyle bir yasak yok” diyen Krganov, Müslüman bir kadının herkesin tamamen kapalı olduğu yerlere gitmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Müslüman kadınlar halk plajlarına gitmiyor. Ne yazık ki Rusya’daki özel plajların sayısı çok az. Müslüman nüfusunun çok olduğu yerlerde kadın ve erkekler için özel alanlar var.”

24 Ağustos 2016 Çarşamba

Türkçenin Almanya’daki durumu

 
Almanya’da Türkçe konuşan çocukların sayısının her geçen gün azaldığı ve okullarda ders olarak okutulmadığı takdirde Türkçe’nin Almanya’da yok olmayla karşı karşıya kalacağı ifade edildi.

HEIDELBERG Üniversitesi Göç Araştırmaları ve Kültürlerarası Pedagoji Merkezi’nin yaptığı araştırmada, Almanya’daki ikinci ve üçüncü nesil arasında baskın dilin Almanca olduğu tespit edildi. Merkezin başında bulunan Prof. Dr. Havva Engin, Baden Württemberg Eyaleti’nin Baden bölgesinde Türk Dili ve Kültürü dersine giden öğrenciler arasında dil kullanma alışkanlıklarına yönelik anket yaptıklarını söyledi. Ankete 10 bin 942 öğrenciden 6 bin 125’inin katıldığını belirten Engin, çıkan sonucun, Türkçe’nin, ‘anadil-göçmen dili’ olarak gelecekte de var olması için sadece ailede değil, okulda da öğretilmesi gerektiğini ve Türkçeyi yaşatmak için ailelere de önemli görevlerin düştüğünü ortaya koyduğunu kaydetti. Ankete katılan öğrencilerin yüzde 92’si Almanya doğumlu ve bunların yüzde 85’i ikinci nesil, yüzde 4’ü ise üçüncü nesil. 

NESİLLERE GÖRE DEĞİŞİYOR

Çalışma, Almanya’da yetişen Türkiye kökenli gençler arasında nesillere göre dil tercihlerinin değiştiğini gösteriyor. İkinci ve üçüncü nesiller arasında baskın dil olarak Almanca ortaya çıkıyor. Türkçe ise ikinci ve üçüncü nesilde hızlı şekilde önem kaybediyor. 
Öğrencilerin Almanca ve Türkçe dil düzeylerini değerlendirmesi istenildiğinde, ilerleyen nesle göre Almanca düzeyi ve önemi artıyor, buna karşın Türkçe düzeyi önemli şekilde azalıyor. 
Araştırmada, öğrencilerin aile fertleriyle dil kullanma alışkanlıklarında yüzde 58’inin evde Almanca ve Türkçeyi birlikte kullandıkları, yüzde 28’inin aile içinde Türkçe, yüzde 8’inin ise Almanca konuştuğu görüldü. Öğrencilerin yüzde 83,5’i en çok büyükanne ve büyükbabalarıyla sadece Türkçe konuşuyorlar.

KARDEŞLER BİLE AZ KULLANIYOR

Çalışma, Türkçe’nin kardeşler arasında çok az kullanıldığını ve kardeşler arasındaki iletişimin genelde sadece Almanca veya iki dilde sağlandığını ortaya koyuyor. 
Ankete katılan bu öğrencilerin yüzde 51.5’i kardeşleriyle sadece Almanca konuştuğunu dile getirirken, kardeşler arasında Türkçe konuşanların oranı sadece yüzde 16’da kaldı. İki dili birlikte kullanan kardeşlerin oranı ise yüzde 23.
Ayrıca ankete katılan öğrencilerin yüzde 79’u okulda arkadaşlarıyla teneffüslerde sadece Almanca konuşurken, yüzde 4’ü sadece Türkçeyi kullanıyor. 
Araştırmanın değerlendirme kısmında ise şu tavsiyelerde bulunuldu:
“Türkçe, anadil-göçmen dili olarak gelecekte de var olmak istiyorsa, sadece ailede değil, okulda da öğretilmeli. Türkçeyi yaşatmak için ailede en önemli görev anne-babaya düşüyor. Zira, çocuklar kardeşleriyle önemli ölçüde sadece Almanca konuşuyor, Türkçeyi sevdirmek ve yaşatmak için büyükanne ve büyükbabanın rolü en az anne ve babanınki kadar önem taşıyor.”
AA

21 Ağustos 2016 Pazar

Bulgaristan-Türkiye sınırında ek kontrol noktaları

 
Bulgaristan, yasadışı yollardan ülkeye giren sığınmacılarla mücadeleyi artırmak amacıyla Türkiye sınırında ek kontrol noktaları oluşturdu.
Türkei Grenze zu Bulgarien
Bulgaristan, yasadışı yollardan ülkeye giren sığınmacılarla mücadeleyi artırmak amacıyla Türkiye sınırında ek kontrol noktaları oluşturdu. İlk kontrol noktaları ülkenin güneydoğusundaki Burgaz bölgesinde kuruldu.
Bulgaristan Emniyet Genel Müdürü Hristo Tersiyski, pazartesi günü Sofya’da devlet televizyon kanalına yaptığı açıklamada ek kontrol noktalarının, ormanlık alan ve sapa yollardaki sığınmacıları yakalamaya yardımcı olması amacı ile kurulduğunu kaydetti.
Bulgar polisinin verilerine göre, ağustos ayında Türkiye'den Bulgaristan‘a geçen sığınmacı sayısında artış kaydedildi. Emniyet Genel Müdürü Tersiyski, ağustos ayının başından bu yana Türkiye’den Bulgaristan’a yasa dışı yollardan geçmeye çalışan bin 858 kişi tespit edildiğini belirtti.
Schweiz UN-Menschenrechtsrat Said Raad al-Hussein
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad el Hüseyin
BM’den Bulgaristan’a eleştiri
Bulgaristan sık sık sığınmacılara yönelik olumsuz haberlerle gündeme geliyor. En son BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad el Hüseyin, Bulgaristan'ın mültecilere yönelik tutumunu sert bir biçimde eleştirmişti. El Hüseyin, geçen haftaki Bulgaristan ziyaretinin ardından New York'ta yaptığı açıklamada, “Yasadışı yollardan ülkeye girmek isteyen sığınmacıların hapishanelerde tutulmasının yasallığı konusunda derin endişeleri” olduğunu dile getirmişti. El Hüseyin, Bulgar hükümetinin ülkeyi terk etmek isteyenleri de alı koymasının “çok daha kötü” olduğunu kaydetmiş bunun serbest dolaşım hakkına aykırı olduğunu dile getirmişti.
Bulgarien Harmanli Flüchtlingsunterkunft
Bulgaristan'daki Harmanlı Mülteci Kampı'nda Suriyeli bir aile
Türkiye ile işbirliği mekanizması
Suriye, Afganistan gibi kriz ülkelerinden Avrupa Birliği’ne geçmek isteyen birçok sığınmacı Türkiye üzerinden yasadışı yollardan Bulgaristan’a geçmeye çalışıyor. Ancak sığınmacıların büyük bir kısmı Orta Avrupa’ya ulaşmak istediği için AB’nin neredeyse en yoksul ülkesi Bulgaristan’da kayıt altına alınmak istemiyor.
Bulgaristan medyasında yer verilen haberlerde Türkiye’nin mülteci krizinin aşılması için Bulgaristan‘a bir "ikili işbirliği mekanizması" önerdiği belirtiliyor. Bu mekanizmanın Türk vatandaşlarına vize serbestîsi tanınmasından önce devreye girebileceği kaydediliyor.
© Deutsche Welle Türkçe

19 Ağustos 2016 Cuma

İnşaat Şirketleri 270 Milyon Bulgar Levası Değerinde Yeni Krediler Almıştır

 
2016’nın ilk yarısında inşaat şirketlerine verilen kredi miktarı yıllık bazda % 9 oranında artarak 279 milyon Bulgar Levasına ulaşmıştır. Yılın ilk çeyreğinde en fazla kredi dağıtılan sektör inşaat olurken, ardından elektrik enerjisi üretimi (90,5 milyon Bulgar Levası) ve otelcilik (74 milyon Bulgar Levası) gelmektedir. Bankaların Haziran 2016 itibarıyla inşaat sektörüne verdikleri kredilerin 3,25 milyar Bulgar Levasına ulaştığı açıklanmıştır. 2009 yılında bu rakamın 5 milyar Bulgar Levası olduğu dikkat çekmektedir.
Ticaret sektörüne sağlanan kredilerde bir azalma gözlenmektedir. 2016’nın ilk yarısında sektöre sağlanan kredi miktarı yıllık bazda 350 milyon Bulgar Levası azalmıştır. Son iki yılda ticaret sektörünün çektiği toplam kredi miktarı 11,4 milyar Bulgar Levasından 8,99 Bulgar Levasına düşmüştür.

18 Ağustos 2016 Perşembe

“Köprüler” İnşa Etmek Günümüz İdeallerindendir

 
15.08.2016 tarihinde Başkent Sofya’da Millî Kütüphanede “Farklılılar ile birliktelik” sergisinin açılışı yapıldı.
Sergi, Bulgaristanda farklı etnik ve dinî toplulukları yansıtan fotoraf resimlerinden oluşmaktadır.
Sergi, Emine Bayraktarova’nın başkanlığını yaptığı Sofya Kültür Etkileşim Derneği tarafından düzenlendi. Bayraktarova, sergiye ilgi gösteren misafirlere katılımlarından dolayı memnuniyetini dile getirerek, bu tür faaliyetlerin farklı olanı tanıma ilgisini uyandırmaya neden olacağına umutlu olduğunu ifade etti.
Sergide yer alan eserler, fotorafçı Ognyan Panov’un eserleridir. Fotoğrafçı Ognyan Panov, sergide yer alan yaklaşık 50 fotograf’la Bulgaristan’daki farklı etnik grupların kültürel zenginliğini sergilemektedir.
Başmüftü Yardımcısı Birali Birali serginin, açılışında  tebrik konuşması yaptı.
Başmüftü Yardımcısı Birali, “Köprüler inşa etmek günümüz ideallerindendir” dedi ve sözlerinin devamında, küresel gerçek ve sanal dünyada kendi kimliklerin korunması herkesin önünde duran zor bir görevdir ilavesini yaptı. Sergi, önyargı ve olumsuz yaklaşımları aşarak farklı olanı görmek ve anlamak için bir sebep ve fırsattır.
Sergi 25.08.2016 tarihine kadar ziyaretçilere açıktır.    

13 Ağustos 2016 Cumartesi

Bursa Balkanlar'dan Gelen Misafirlerini Ağırlıyor

 
Balkanlar Kültür ve Yardımlaşma Derneği'nin organizasyonuyla Bulgaristan'ın 14 farklı şehrinden Bursa'ya gelen 70 öğrenci, 'Biz kardeşiz' sloganı ile Bursa'yı gezecek. 3 hafta sürecek olan projede çocuklar Bursa'nın tarihi mekanlarını ziyaret edecek. AK Parti Bursa Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Bulgaristan Dostluk Grubu Başkanı Mustafa ÖztürkBulgaristan'dan gelen 70 öğrenciyle beraber Kayıhan Sofrası'nda yemekte buluştu. Kendi de Bulgaristangöçmeni olan Öztürk, öğrencilerle sohbet etti.

Bulgaristan ile Türkiye arasındaki kardeşliği güçlendirmeyi ve kardeşlik köprüsü kurmayı hedeflediklerini ifade eden Öztürk, "Bugün burada Bulgaristan'dan gelen misafirlerimizle beraber olduk. Yaklaşık 70 öğrencimiz 3 hafta içinde Bursa'da kültür eğitimi alacak, spor ve piknik yapacaklar. Türkçe ve dini dersler alıp, tarihi güzelliklerimizi gezecekler. Dolayısıyla bizler Bulgaristan'daki kardeşlerimize 3 hafta içinde önemli bir eğitim vermiş olacağız. Önümüzdeki yıllarda bu tür projelerimizi arttırarak devam edeceğiz. 'Biz kardeşiz' projesi ile Bulgaristan'la münasebetlerimizi arttırmak istiyoruz, orada akrabalarımız, soydaşlarımız ve kardeşlerimiz var. Onlara destek oluyoruz, Türkiye ile iş birliklerini arttırıyoruz. Buraya gelen kardeşlerimiz Türkiye ve Bulgaristan arasında kültür elçisi olacaklar" dedi.

Yemeğin sonunda öğrencilere Bursa havlusu ve çeşitli hediyeler verildi.

9 Ağustos 2016 Salı

Istanbul'da Bulgaristan vizesi tartışması

 
Bulgaristan İstanbul Başkonsolosluğu’nun Türkiye’den Bulgaristan’a gideceklere vize işlemleri konusunda daha önce yetki verdiği acentelerin yetkilerini uzatmayıp başka acentelerle anlaştı. Daha önce yetkili olan acenteler bu işleme tepkili.
 
Bulgaristan İstanbul Baskonsolosluğu'nun daha önce Aralık ayında aldığı vize verme yetkisi için akredite olma başvurularını bu yıl Ağustos ayına aldığı ve daha önce anlaşmalı olan acenteler yerine iki yeni acente ile anlaştığı belirtiliyor.
Bulgaristan İstanbul Başkonsolosu Angel Angelov, kararın Dışişleri Bakanlığı tarafından alındığını söyledi. 

8 Ağustos 2016 Pazartesi

Rusya ile ticarette yeni bir dönem başlayacak.

 
.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yarın gerçekleştireceği Rusya ziyaretiyle, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi, ticari ilişkilerde de eski günlere dönülmesi bekleniyor.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkiler geçen yılın kasım ayında sınırı ihlal eden Rus jetinin düşürülmesinin ardından gerilmiş ve Rusya başta ekonomi ve dış ticaret olmak üzere birçok konuda Türkiye'ye yaptırım uygulama kararı almıştı.

Ülkeler arasındaki dış ticarette müteahhitlik, yaş meyve ve sebze, enerji ve turizm ön plana çıkan sektörler olurken, yaşanan gerginlikten en fazla etkilenen yine bu sektörler oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri değerlendirildiğinde iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi bu yılın 6 aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35 azalarak 13 milyar dolardan 8,5 milyar dolara geriledi. Bu dönemde Türkiye'yi ziyaret eden Rus turist sayısı, yüzde 87,4 geriledi ve 1 milyon 454 bin 618'den 183 bin 828'e düştü.

"GÖRÜŞME MÜTHİŞ ETKİLİ OLACAK"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yarın gerçekleştireceği Rusya ziyareti ikili ilişkilerin normalleşmesi anlamında önemli bir adım olarak değerlendirilirken, iş dünyası temsilcileri de ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Rusya İş Konseyi Başkan Yardımcısı Ali Galip Savaşır, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesinde söylemlerden protokol kurallarına kadar her ayrıntının önemli olduğunu belirterek, "Bu durum başta bürokratlar olmak üzere birçok insan üzerinde müthiş etkili olacaktır. Çünkü bu konulara hakim olan kişiler aslında alt kadrolardaki insanlar." dedi.

Çok iyi bir görüşme beklediğini kaydeden Savaşır, "Rusya'nın bu görüşmeye çok iyi hazırlandığını biliyorum. Gerek ticari ilişkiler gerekse halklar arasındaki düşmanca bakış açısının değişmesi açısından çok önemli bir ziyaret olacak. Yaşanan süreç, Rusya'nın ekonomik krizde olduğu bir döneme denk gelmesi nedeniyle bu ülkeyi olumsuz etkiledi ama Rusya'da çok farklı bir konuma gelmiş Türk iş adamları olarak en çok darbeyi biz yedik." değerlendirmesinde bulundu.

TURİZMCİLER DE ZİYARETTEN UMUTLU
TOBB Turizm Konseyi Başkanı Osman Ayık da turizmin Rusya ile gerilen ilişkilerden en fazla etkilenen sektörler arasında yer aldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya ziyaretinin ardından sektör adına işlerin yoluna girmesini beklediklerini anlatan Ayık, "Bununla ilgili ön çalışmalar yapıldı. Rusya'dan bir heyet geçen hafta perşembe günü İstanbul'da, cuma günü de Antalya'da havalimanlarında incelemelerde bulundu. Bu temasların olumlu geçtiğini biliyoruz." dedi.

Rus jetinin düşürülmesinin ardından yaşanan süreçte Rusya'nın Türkiye'ye yönelik charter uçuşlarına izin vermediğini, Türk vatandaşlarına da yeniden vize uygulamaya başladığını anımsatan Ayık, ziyaretin bu sorunların ortadan kalkmasına katkı sağlamasını beklediğini ifade etti.

İki ülke arasında tarifeli seferlerin devam ettiğini kaydeden Ayık, "Charter uçuşların devreye girmesiyle uçuş trafiği daha da hızlanacaktır. İlişkilerin normalleşmesiyle önümüzdeki haftalarda 500 binin üzerinde Rus turisti getirebileceğimizi öngörüyoruz." diye konuştu.

20 Temmuz 2016 Çarşamba

Sakarya Rumeli Balkan Derneğinden Darbeye Kınama

 
Türkiye’de 15 Temmuz Cuma akşamı yaşanan darbe girişimine yönelik kınamalar devam ediyor. Konuyla ilgili Sakarya Rumeli Balkan Kültür ve Dayanışma Derneği Ahmet Bayraktar bir kınama mesajı yayınladı. 

Sakarya Rumeli Balkan Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Ahmet Bayraktar, kalkışma girişiminin bastırılmış olmasının Türkiye’de halkın demokrasiye bağlılığının bir göstergesi olduğunu söyledi. Bayraktar, açıklamasında şunlara yer verdi: “Demokrasiye karşı girişilen bu kalkışmaya, hükümet, muhalefet, sivil toplum ve toplumun geniş kesimleri tarafından büyük bir direnç ile tepki gösterilmiştir. Bu durum, Türkiye'de halkın demokrasiye olan bağlılığını ortaya koyması açısından umut vericidir. Türk Milleti ve Devleti, karanlık odakların kirli planlarından birisini daha kararlı duruşu, birlik ve beraberliği ile elinin tersi ile bir kenara iterek Türkiye'yi daha önce yaşanmış karanlık dehlizlere sokulmaktan kurtardı. Bu kalkışma esnasında şehid olan resmi ve sivil vatandaşlarımızın mekanları Cennet, ruhları şad olsun. 
Sakarya Rumeli Balkan Kültür ve Dayanışma Derneği olarak Bu darbe girişimi karşısında direnen hükümetimizi, muhalefet partilerini, sivil toplum kuruluşlarını ve tüm halkımızı kutluyor, bir daha bu tür girişimlerin hiçbir zaman yaşanmamasını diliyoruz.”  

17 Temmuz 2016 Pazar

'Milletimizin demokrasiye olan bağlılığı sayesinde bu darbe girişimi bastırılmıştır.'

 
Türk demokrasi tarihinde kara darbelerden sonuncusu 15 Temmuz akşamı yaşanmıştır. Ancak milletimizin demokrasiye olan bağlılığı sayesinde bu darbe girişimi bastırılmıştır.
Uçak, tank gibi ağır silahlar kullanılmasına rağmen milletimizin inanmışlığı ve kararlılığı sayesinde bu darbe girişimi bastırılmıştır. Milletimize ve onun seçtiği hükümete karşı silahlı güç kullanarak 161 vatandaşımızın şehit olmasına sebebiyet verenler artık Türkiyede darbe yapılamayacağı gerçeğini görmüşlerdir. Balkan ve rumeli camiası olarak demokrasimize yönelik yapılan bu darbe girişimini şiddetle kınıyoruz.
Bağımsız yargının milletimize bu acıları yaşatanlara en ağır cezayı vereceğine inancımız tamdır.
Birlik ve beraberliğimize uzanan her türlü girişime camia olarak karşı duracağımızı, demokrasiye olan inancımızın tam olduğunu belirtir bu vesile ile şehitlerimize allahtan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Bu milletin temel taşı Balkan camiası olarak Cumhuriyetin yılmaz bekçileri olduğumuzu belirtir kamuoyuna saygılar sunarım.  

Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu adına 
Başkan
Zürfettin HACIOĞLU

16 Temmuz 2016 Cumartesi

Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşanan olayları büyük bir kaygı ve endişeyle takip etmekteyiz

 
Biz Hak ve Özgürlükler Hareketi olarak, son saatlerde Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşanan olayları büyük bir kaygı ve endişeyle takip etmekteyiz.
Türkiye, birkaç yüz bin Bulgaristan vatandaşı kardeşimizin yaşadığı komşu bir ülkedir.
Bu yüzden yasal olarak seçilen kurumlara, Cumhurbaşkanına, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ve hükümete yönelik desteğimizi kesin bir şekilde ifade ediyoruz.
Demokratik bir şekilde düzenlenen seçimle ifade edilen Türk halkının iradesi, her şeyden ve herkesten üstündür . Halkın iradesi hiçbir şekilde bastırılamaz, güç kullanılarak ise hiç yapılamaz.
21. yüzyılda hiçbir demokrasi askeri darbe ile değiştirilemez.
Hayatını kaybeden ve yaralananların yakınlarının acılarını paylaşıyor, Hak ve Özgürlükler Hareketi olarak, ülkedeki düzeni ve demokrasiyi  yeniden sağlamaya çaba sarf eden, bizim vatandaşlarımız da dahil tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hayatını, güvenliğini ve özgürlüğünü sağlamaya çalışan ve yasal olarak seçilen Türkiye Cumhurbaşkanının, Meclisin ve hükümetin çabalarını kesin bir şekilde destekliyoruz.
HÖH Partisi

Bal-Türk: Darbeye Kalkışan Alçakları Kınıyoruz!

 
Millet Fetullahçı Terör Örgütünün Darbe Girişimine Yol Vermedi

Aziz Türk Milletine!
Dün gece kökü yabancı istihbarat örgütlerine dayanan FETÖ’ye bağlı sözde askerlerin Türkiye’ye, Millete darbe girişimini yaşadık. Ancak bu alçaklar bir şeyi yine hesap edemediler. Hesap edemedikleri bu şey, Türk Milletinin iradesiydi. O sarsılmaz irade, vatan sevgisi, devletine sahip çıkma kararlılığı; Ve milletin, askeriyle, polisiyle birlikte olmasıyla bu alçak darbe girişimi bertaraf edildi.
Türk Milletine geçmiş olsun,
Şehidlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz.
Türk milletine kurşun sıkan, millet meclisimize bomba atan bu alçakları lanetliyoruz.

Dr. Bayram ÇOLAKOĞLU
Yönetim Kurulu Adına
Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği
Genel Başkanı